Hacla İlgili Unutulmuş Sünnetler
Hac, müminin ömründe belki bir defa nasip olabilecek büyük bir ibadettir. Bu ibadetin farzları ve vacipleri kadar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığı pek çok sünneti vardır. Hacca giden birçok Müslüman, yoğun kalabalık ve yorgunluk sebebiyle bu sünnetlerin bir kısmını ihmal etmek zorunda kalmaktadır.
- Hacca çıkmadan önce helâlleşmek ve borçları düzene koymak: Peygamberimiz, sefere çıkarken ashabına aileleriyle vedalaşmalarını, hak sahipleriyle helâlleşmelerini tavsiye ederdi. Hac yolculuğu da bir nevi uzun seferdir. Kalbi kul haklarından temizleyerek yola çıkmak, haccın kabulüne hazırlık mahiyetinde unutulan bir sünnettir.
- Mikata riayet ve ihrama girmeden önce temizlik: Resûlullah, ihrama girmeden önce gusleder, saç ve sakalını tarar, temiz elbiseler giyerdi. Ayrıca mikat sınırlarına dikkat çeker, bu sınırların ötesine ihramsız geçilmemesini emrederdi. Günümüzde hızlı ulaşım sebebiyle bu hazırlıklar aceleye gelmekte, mikat bilinci zayıflamaktadır.
- Telbiye zikrini canlı tutmak: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk...” diye başlayan telbiye, hac ibadetinin şiarlarındandır. Peygamberimiz yüksek sesle telbiye getirmiş, ashabını da buna teşvik etmiştir. Günümüzde bazı hacılar, kalabalık içinde susmayı tercih etmekte veya sadece başlangıçta telbiye getirmektedir. Oysa yol boyunca, menâsik bitene kadar telbiyeyi canlı tutmak sünnettir.
- Mümkünse Hacerü’l-Esved’i usulüne uygun selamlamak: Kalabalık sebebiyle zor ve tehlikeli hâle gelmediği sürece, Hacerü’l-Esved’i istilam etmek, yani eliyle veya uzaktan işaretle selamlamak, Peygamberimizin uygulamasıdır. Ancak başkalarına eziyet vermekten kaçınmak esastır; kalabalık aşırı ise uzaktan işaret etmek de sünnetin bir şeklidir.
Hac ibadetinde unutulan bu sünnetleri hatırlamak, hac yolculuğunu sıradan bir turistik seyahat olmaktan çıkarıp, sahabe yolculuğuna benzetir. Hacca gidenlere bu ölçüleri önceden öğretmek, ibadetlerinin hem fıkhî hem ruhî yönünü güzelleştirecektir.