İslâm’da nikâh, sadece hukuki bir sözleşme değil, aynı zamanda dinî bir ahittir. Bu yüzden tarafların inancı evlilik hükümlerinde önemli bir yer tutar. Kur’ân, Müslüman kadınların müşrik erkeklerle, Müslüman erkeklerin de müşrik kadınlarla evlenmesini yasaklar.
Klasik fıkıhta Müslüman erkeğin yahudi veya hristiyan kadınla evlenmesine belirli şartlarla ruhsat verilmiş, fakat Müslüman kadının gayrimüslim erkekle evlenmesi ittifakla caiz görülmemiştir. Aile reisliği ve çocukların dinî terbiyesi açısından bunun büyük tehlike taşıdığı belirtilmiştir.
Günümüzde karma toplum şartlarında, kitap ehli kadınla evlilik hususunda da birçok âlim ihtiyatı öne çıkarır; Müslüman erkeğin böyle bir evliliğe yönelmesini uygun görmez. Zira çocukların yetişmesi, aile ortamının İslâmî kimliği gibi konular ciddi endişe doğurur.
Mümin, eş seçiminde dindarlığı ve ahlâkı temel ölçü kabul eder; sadece dünya güzelliğine veya menfaatlere bakarak, din farkını göz ardı etmez.