Bel‘am İbni Bahûrâ, bazı tefsirlerde Kur’ân’daki “kendisine ayetler verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan kimse” ile ilişkilendirilen, ilmini dünya menfaati için kullanan bir âlim tipi olarak anlatılır. Rivayetlere göre önce salih ve duası makbul bir zâttı; fakat zalim yöneticilerin yanında yer alıp onların zulmünü destekleyince kalbi karardı.
Bel‘am’ın en büyük hatası, hakikati bildiği hâlde onu satmasıdır. Nefsinin ve dünyalık arzularının peşine düşmüş, Allah’ın verdiği ilmi ve makamı, hakkı savunmak yerine batılın emrine vermiştir. Kur’ân’da, üzerine varsan da bıraksan da dilini çıkarıp soluyan köpeğe benzetilen kişinin hâli, hevâsına esir olmuş bu tür insanların durumunu tasvir eder.
Müslüman için Bel‘am kıssası, ilmin tek başına yeterli olmadığını gösterir. Önemli olan ilmi, ihlas ve takvayla korumak, zalimlerin değil mazlumların yanında durmaktır. İlim, Allah rızasından kopup dünya menfaati için kullanıldığında sahibini kurtarmak yerine helake sürükleyebilir.