Peygamber Efendimiz, eş seçiminde en çok dikkat edilmesi gereken ölçünün din ve ahlâk olduğunu bildirmiştir. Bir hadiste özetle, “Kadın dört şey için nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar olanı tercih et ki hayır bulasın” buyurulur. Aynı ölçü erkekler için de geçerlidir; takvâ sahibi olmayan kimseyle evlilikte büyük risk vardır.
Eş seçerken, kişinin namazına, helal-haram hassasiyetine, aile bağlarına verdiği değere, dürüstlüğüne, öfke kontrolüne ve kul hakkına dikkat eden bir yapıda olup olmamasına bakılmalıdır. Kur’an’da “İyi kadınlar için iyi erkekler, iyi erkekler için de iyi kadınlar” buyurularak, denklik ve uyum prensibi hatırlatılır.
Denklik (kefâet) sadece maddî seviyede değil; dinî hassasiyet, kültür, karakter ve hedefler açısından da önemlidir. Hayatta nereye yürümek istediği, nasıl bir aile ortamı arzu ettiği tamamen farklı olan iki insanın uzun vadede uyum sağlaması zor olabilir. Bu sebeple nişan öncesinde “Ben bu kişiyle aynı yöne bakıyor muyum?” sorusunu sormak gerekir.
Eş seçimi sürecinde acelecilik büyük bir hatadır. İstihare ve istişare sünnettir. Kişi, kalbini boşaltarak Rabbine yönelir, “Hayırlı ise nasip et, değilse hayırlı olanı lütfet” diye dua eder. Aynı zamanda güvendiği aile büyükleri ve hocalarıyla açıkça konuşur, onların tecrübelerinden istifade eder.