Tekfin, yıkanan cenazenin kefene sarılmasıdır. Kefen, dünya ile bağın fiilen kesildiği bu son aşamada, mümine yakışan bir sadeliğin sembolüdür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kefenin temiz, sade ve orta kalite kumaştan olmasını tavsiye etmiş; aşırı gösterişten kaçınılmasını istemiştir.
Erkek için üç parça, kadın için ise başörtüsü ve göğüs örtüsü ilavesiyle daha fazla parçadan oluşan kefen çeşitleri fıkıh kitaplarında anlatılmıştır. Asıl olan, bedenin tamamının örtülmesidir. İmkân dar ise, tek parça bir bezle dahi örtmek caizdir; önemli olan israftan ve gösterişten uzak olmaktır.
Kefenleme sırasında cenazenin baş kısmına hoş koku sürmek, sakalına ve saçına zarar vermeden taramak, Resûlullah’ın bazı sahabiler için uygulattığı bir sünnettir. Ancak kadın cenazesinin süslenmesi, yabancı erkeklerin göreceği durumlarda uygun değildir; burada ölçü, haya ve tesettürdür.
Tekfin, müminin dünyalık elbiselerinden sıyrılıp Rabbinin huzuruna hazırlanma safhasıdır. Bu aşamada gösterilecek vakar, hem ölene saygı hem de geride kalanlara ibret olur.