Selman-ı Farisi’nin hurmalığı diye anılan bu hurma bahçesi de Hacı adaylarının özellikle ziyaret ettikleri yerlerdendir. Peygamberimiz (SAV) Medine-i Münevvere’ye teşrif ettiklerinde Selman-ı Farisi de bir Yahudi’nin yanında köle olarak bulunmaktadır. İslâm Peygamberi Hz.Muhammed Mustafa’nın Medine-i Münevvere’ye teşrif ettiklerini duyan Selman-ı Farisi de tüm Medine halkı gibi koşar adımlarla Peygamberimiz (SAV) in yanına yaklaştı. Selman-ı Farisi, Hz.Muhammed (SAV) in Hak Peygamber olup olmadığını denemek ve anlamak istiyordu. Bu sebeple Peygamberimize bir kâse Hurma getirdi. Gönlünden de bu hurmaları sadaka olarak verdiğini kabul etti. Peygamberimiz efendimiz hurmaları aldı, kabul etti ve hiç vakit kaybetmeden yanındaki misafirlerine ve ashabına ikram ederek dağıttı. Kendisi hurmalardan bir tane dahi yememişti. Selman-ı Farisi birkaç gün sonra yine elinde bir kâse hurma ile çıka geldi. Bu defa hurmaları gönlünden hediye olarak verdiğini kabul etti. Peygamberimiz (SAV) verilen hurmaları aldı, bir tanesini kendileri yediler ve diğerlerini yine misafirlerine ve ashabına ikram ettiler. Selman-ı Farisi olayı dikkatlice izlemiş ve birkaç gün sonra tekrar Peygamberimizin huzuruna gelmişlerdi. Selman bu defa Peygamberimiz efendimizin etrafında dolaşıyor, şüpheli hareketlerle dikkat çekiyordu. Bu durum Peygamberimiz’inde dikkatini çekmişti. Peygamberimiz gayet sakin bir şekilde gülümseyerek Salman-ı Farisi’yi müberek elleriyle işaret ederek (gel ya Selman) diye yanına çağırdı. Selman-ı Farisi büyük bir edeple peygamberimizin yanına geldi dizlerinin dibine oturdu. Peygamberimiz aynı anda iki omzunun arasını yavaşca açarak, iki omuzu arasındaki Nübüvvet mührünü Selman’a gösterdi. Nübüvvet mührü bir nur halinde parlıyordu. Selman-ı Farisi bir anda yerinden fırlayarak mührü öptü, yüzünü-gözünü mühre sürmeye başladı. Peygamberimiz efendimizin sahabeleri bir anda şaşırıp kalmışlardı. Bu arada Peygamberimiz (SAV) tebessümle Selman’a dönerek (Ya Selman şimdi inandın mı, anladın mı benim Peygamber olduğumu) diye sordu. Serman-ı Farisi büyük bir mahcubiyet içersinde cevap verdi;(Ya Muhammed (SAV) ben, senin Hakk Peygamber olduğunu size getirdiğim hurmaları yemediğiniz zaman anlamıştım. Şayet yeseydiniz Peygamber olamazdınız. Çünkü Peygamberler sadaka yemezler. İlk getirdiğim hurmalar sadaka idi. İkinci defa getirdiğim hurmalar ise hediye idi, ikram idi. Siz de onları aldınız, yediniz ve misafirlerinize ikram ettiniz. Ben sizin Hakk Peygamber olduğunuzu daha o zaman anlamıştım. Bu arada biliyordum ki, Hak Peygamber’in omuzları arasında nübüvvet mührü olması gerekirdi. Bu mührü gören gözün, bunu öpen dudağın ve buna sürülen yüzün yarın Cehennem ateşinde yanmayacağını biliyordum. Bu sebeple öptüm, yüzümü gözümü sürdüm beni bağışlayın, affedin dedi ve hemen oracıkta Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman oldu.
Selman-ı Farisi Müslüman olduktan bir müddet sonra Peygamberimiz (SAV) e hitaben; Ya Allah’ın Resulü ben burada senin yanında her daim olmak isterim. Fakat ben bir köle olduğum için efendim olan Yahudi beni bırakmıyor. Beni azat etmek için 300 adet hurma fidanı dikmemi ve bu fidanların hepsinin istisnasız yeşermesini de şart koşuyor. Benimse bu kadar fidan almaya maddi imkanım olmadığı gibi, hepsinin yeşereceğine dair her hangi bir garantiyi nasıl verebilirim, dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (SAV) yanındaki sahabilere birer Hurma fidanı getirmelerini söyledi. Fidanlar geldi ve Yahudi’nin gösterdiği kıraç alana 300 tane çukur kazıldı. Peygamberimiz çukurların hepsine besmele ile birer damla tükürük bıraktılar ve daha sonra yine besmele ile 300 fidan dikildi. Fidanların 299 tanesi kısa zamanda yeşerdiği halde sadece Selman’ın diktiği fidan yeşermemişti. Sahabe ve bilhassa Selman-ı Farisi üzüntü içersindeydiler. Durum hemen Peygamberimize iletildi. Peygamberimiz hemen fidanlığa geldi ve Cenab-ı Mevla’ya dua ederek kendilerine ve Selman’a yardım talep ettiler. Peygamberimizin duası kabul olunca o kuru fidan da yeşerdi ve böylece Selman-ı Farisi de kölelikten kurtulmuş oldu. Bu gün halâ Selman’ın hurmalığı diye anılan yer, bu hurmalıktır. Son yıllarda Hacı adaylarının aşırı derecedeki hareketlerini önleyemeyen Suud Devleti Hurmalığı tamamen yok edip ortadan kaldırmış olmasına rağmen, Hacı adayları halâ bu bölgeyi Selman’ın hurmalığı diye ziyaret edip, fidanların dikilişini, yeşerişini ve Peygamberimizin duasıyla Selman’ın sevincini yaşarlar. Ziyaret edilmesi ve görülmesi gereken yerlerdendir.